Gül Hastalığı - Medical Park Dermatoloji Kliniği

Gül Hastalığı

cilt sağlığı

Kızarmış elma gibi yanaklardan sağlık fışkırdığı düşünülse de kırmızı yüz bazen de rozasea yani gül hastalığının habercisi olabilir! Yüzde kızarıklık ve sıcaklık hissiyle kendini gösteren rozasea’da, en etkili tedavi yöntemi hastalığa neden olan etkenlerden korunmak! Sıcaktan, güneşten, saunadan ve yanlış kozmetiklerden uzak durmak gibi…

Çok sık rastlanan, ancak erken teşhis edilmesi ve gerekli önlemler alınması durumunda hafif atlatılabilen cilt hastalığı rozasea (gül hastalığını) ne kadar tanıyoruz?

Yüzümüz, duygularımızın yansıdığı organımızdır. Sevinç, üzüntü ve kızgınlık gibi duygularımızı yüzümüzdeki ifadelerle ve cildimizin görüntüsüyle çevremize yansıtırız. Bazen bu görüntü bizleri zor duruma sokabilir. Duygularımızı saklamamız gerektiği durumlarda bile bizlere sıkıntılı dakikalar yaşatabilir. Yüzümüzdeki kızarıklık ve hissettirdiği sıcaklık duygularımızı ele verebilir. Ama bazen bu kızarıklıklar masum olmayıp rozasea (gül hastalığı) değimiz bir cilt hastalığının başlangıcı da olabilir!

Rozasea; yüzde sıcaklık hissi, kızarıklık, damar genişlemesi ve iltihabi sivilcelerle kendini belli eden kronik bir cilt hastalığıdır. Kızarıklıklar başlangıçta çıkıp sönme gösterir, hastalık ilerlediğinde ise kalıcı bir görüntüye neden olur. İlk görüldüğü bölge yanakların yan kısımlarıdır. İlerlediğinde ise alın ve burna doğru yayılma gösterir. Burunda yağ bezleri genişler ve rinofima diye isimlendirilen kabarıklık, şiş ve ödemli bir görünüm olur. Gözler cildimiz dışında hastalıktan etkilenen bir diğer organdır. Gözlerde yanma, batma ve göz kapaklarında hassasiyete neden olur.

Açık Tenliler Dikkat!

Rozasea; orta yaşlı ve açık tenli kişilerde sık görülür. Koyu cilt yapısındaki kişilerde ciltteki yoğun melanin nedeniyle kızarıklık baskılanır ve daha hafif görünür.

Hastalık kronik özellik gösterdiğinden erken teşhis edilip hemen tedaviye başlanması hastalığın ilerlemesini engeller. Gül hastalığının nedeni bilinmiyor. Genetik faktörler, stres, parazitler, bakteriler hastalığın oluşmasında etken olabileceği düşünülen şüpheli sebeplerdir.

Hastalığının kesin tedavisi bulunmamaktadır. Rozasea kronik bir seyir gösterdiğinden kişilerin hastalıkları hakkında bilgi sahibi olmaları, alevlendirici sebeplerden kaçınmaları ve bunu yaşam tarzı olarak benimsemeleri gerekir. Tedavide iki strateji belirlenir; hastalığın ilerlemesini engelleyen önlemler ve mevcut şikayetleri hafifletici tedaviler.

Tıbbi tedavi olarak; kızarıklığın belirgin olduğu durumlarda, harici uygulanan ve damarları daraltıcı özelliği olan ilaçlardan faydalanılır. İltihabi lezyonların az olduğu durumlarda antibiyotikli kremler kullanılır, yoğun olduğu durumlarda ise ağızdan antibiyotikler kullanılabilir. Tedavi süresinin uzun olduğu konusunda hastalar bilgilendirilmelidir. Tedavinin başlangıcında ilaçlar yüksek dozda başlanılır, şikayetler hafiflediğinde doz düşürülür.

Genişleyen Damarlara Lazer

Rozasea hastalığı nedeniyle genişleyen damarların tedavisinde lazer yöntemine başvurulur. Lazer tedavisi ortalama 6-8 haftalık aralıklarla iki ya da üç seans sürer. Lazer sonrası birkaç gün hastaların egzersiz yapmaması ve sıcak suyla duş almaması lazerle yok edilen damarların yeniden oluşmaması açısından önemlidir. Tedavi sonrası mutlaka güneş koruyucu kullanılması gerektiği konusunda hastalar bilgilendirilmelidir. Kullanılacak güneş koruyucu lazer sonrası leke gelişmesini önlemenin yanında yeni damar oluşma riskini de azaltır.

Kızarıklığı ve genişleyen damarların görüntüsünü baskılamak amacıyla yeşil tonlu fondötenler kullanılabilir. Pudralar cildi tahriş edebileceğinden dolayı kullanılmaları çok önerilmez. Rozase hastalarının kozmetik ürün seçimlerinde çok dikkat etmeleri gerekir. Bu kişilerin ciltleri çok hassastır. Ciltlerini tahriş edici özelliği olan alkol, mentol, esans içeren kozmetiklerden uzak durmaları gerekir. Hassas ciltler için olan nemlendiriciler ve güneş koruyucular rahat kullanabilecekleri kozmetik ürünlerdir.