Akne Tedavisi

Akne Tedavisi

cilt sağlığı

Ergenlik döneminin doğal bir sorunu olarak görülen sivilceler, aslında ergenlik sonrasında da aniden ortaya çıkabiliyor ve hayli baş ağrıtabiliyor!

Akne, uzun süreli ve sabır isteyen bir tedavi süreci gerektirir. İlaçlar aknelerin şiddetine ve nedenine göre düzenlenir. Aknelerden kalan izler ise cilt soyma işlemi yani peeling’le silinir. Peeling işlemi sonrasında akne izleri azalırken, cildiniz solgun görünümden kurtulurken, daha parlak ve sağlıklı bir görünüm de kazanmış olur

Akne yani halk arasındaki söylenişiyle sivilce; ergenlik çağının doğal bir sorunu gibi düşünülse de aslında ergenlik sonrasında da ortaya çıkabilir ve hayli baş ağrıtabilir! Nitekim son yıllarda cilt hastalıkları hekimlerine ergenlik sonrası başlayan akne nedeniyle başvuran hasta sayısı giderek artmaktadır. Ergenlik akneleri, bazen ileri yaşlara kadar devam ederken, 20’li yaşların ortasında ani başlayan akne şikayetleriyle de karşılaşılabiliyor. Dermatologlar bu tip akneleri ‘geç başlangıçlı akne’ olarak kabul etmektedir.

Geç başlayan akneler, kadın hastalarda daha sık görülür. Çoğunlukla derin yerleşimli ve ağrılı nodüller şeklinde kendilerini belli ederler. Genellikle ağız çevresi, yanaklar, çene altı ve boyunda yerleşir. Geç başlayan aknelerin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Hormonal bozukluklar, yanlış kullanılan kozmetikler, stres, gıdalar ve bazı ilaçlar, aknelerin ortaya çıkmasına neden olabilecek sebeplerdir.

Akneden Korunma Yöntemleri

Ani başlangıçlı akne, bazen hormonal bir bozukluğun bulgusu olabilir. Özellikle geç ortaya çıkan akneleri olan kadın hastalarda; adet düzensizliği, tüylenme artışı ve saç dökülmesi gibi yakınmalar da mevcutsa, yumurtalık, böbrek üstü bezi ve tiroit bezi hastalıkları buna sebebiyet verebilir. Mevcut olan hormonal bozukluğun tedavisiyle akne lezyonlarında gerileme saptanır. Bu durumlarda hastanın kadın doğum hekimleriyle birlikte hastanın takip edilmesi gerekir.

Kozmetikler, geç başlangıçlı aknelerin oluşmasına neden olabilecek bir diğer sebeptirler. Özellikle yağlı kozmetik ürünler, gözenekleri tıkayarak, akne gelişmesine neden olmaktadır. Yağlı saç kozmetikleri; saçlarda ve alın hattında akne gelişmesine sebebiyet verebilir. Akneli cilde sahip olan kişilerin yağsız, su bazlı, non-komedojenik ibaresi bulunan kozmetik ürünleri tercih etmeleri gerekir. Makyaj mümkün olduğunca az yapılmalı, gece yatmadan önce çıkarılmalıdır.

Geç başlayan akneler bazen kullanılan ilaçlardan dolayı gelişebilir. Kullanılan bazı ilaçlar, cildin yağ dengesini bozarak akne gelişmesine neden olabilir. Steroidler, sadece progesteron içeren doğum kontrol hapları ve bazı psikiyatrik ilaçlar akne gelişmesine neden olabilecek şüpheli ilaç gruplarıdır. Akneler bir ilaç tedavisi sonrası başlamışsa, şüpheli olan ilacın mümkünse kesilmesi ya da değiştirilmesi akne lezyonlarında gerilemeyi sağlayacaktır. Östrojen ve progesteron hormonunu birlikte içeren doğum kontrol hapları, akne lezyonları üzerinde iyileştirici özellik göstermektedir. Bu tip ilaçların aniden kesilmesi de aknelerin ortaya çıkmasına sebep olabiliyor.

Stres, geç başlayan aknelere neden olan bir diğer önemli etmendir. Hastalar özellikle streslerinin yoğun olduğu zamanlarda aknelerde artma tarif etmektedir. Stresi çok yoğun kişilerde psikiyatrik destek, aknelerde iyileştirici özelliğe sahiptir.

cilt sağlığı

Akne, uzun süreli tedavi gerektiren bir hastalıktır. Kullanılacak ilaçlar aknenin şiddetine göre düzenlenir. İlaçlar etkisini en erken 2-3 ay sonra göstermeye başlar, bu yüzden hastaların bu konuda sabırlı olması gerekir. Hafif şiddetteki aknelerde dıştan sürülen antibiyotik içeren kremler, deri soyucu özelliği olan salisilik asit ve retinoik asit içeren ilaçlar etkili olmaktadır. Orta şiddetteki aknelerde ağızdan kullanılan antibiyotikler ve hormon dengesini düzenleyici özelliği olan doğum kontrol hapları önerilir. Özellikle mens (adet) dönemlerinde aknelerinde artma tarif eden hastalarda doğum kontrol hapları en etkili tedavi seçeneğidir.

Şiddetli aknelerde ise isotretinoin tedavisine başvurulur. Yüksek doz A vitamini içeren bu tedaviye başlanmadan önce hastalar tedavinin yan etkileri konusunda bilgilendirilmelidir. Tedavi, gebe kalma riski olan kadın hastalarda önerilmez. Dermatoloji uzmanının kontrolünde tedavi yapılmalıdır. Periyodik kan tetkikleriyle ilaç dozu düzenlenmektedir.

İzler İçin Peeling

Akne izleri iki çeşittir. Hipertrofik skar dediğimiz akne izleri; deride kaşıntılı, kırmızı ve deri yüzeyinden kabarık lezyonlar şeklinde görülür. En fazla göğüs ön yüzü ve omuzda görülmektedir. Tedavisinde kortizon içeren kremler, silikon içeren jeller, bantlar, bitkisel içerikli ürünler ya da skar dokusu içine kortizon enjeksiyonu uygulanır. Deriden çökük, çukur şeklinde akne izleri ise atrofik skar olarak isimlendirilir. Çukurların derinliği değişebilir. Çukurların tedavisi değişik şekilde gerçekleşir.

Cilt soyma işlemi (peeling); akne izlerinin silinmesinde uygulanan etkili bir yöntemdir. İzin derinliğine göre yüzeysel ya da derin peeling işlemi yapılır. Meyve asitleriyle yapılan peeling yüzeysel akne izlerinde tercih edilir. Daha derin izlerde orta peeling işlemi faydalıdır. Yara iyileşme süresi yüzeysel peeling yöntemine göre daha uzundur. Ciltte kabuklanma, yara oluşumu saptanır. Kişinin peeling sonrası güneşten kaçınması gerekir. Üçer haftalık ara periyotlarda meyve asitli peeling işlemi tekrarlanır. Daha derin izlerde uygulanan orta peeling işlemi altı ayda bir tekrarlanabilir. Peeling işlemi sonrası akne izlerinde azalmanın yanında ciltte parlak bir görünüm kazanılmış ve aknelerden kalan lekelerde de hafifleme sağlanmış olur.